Migren nedir, sıradan baş ağrısından farkı ne?
Baş ağrısı hemen herkesin zaman zaman yaşadığı bir şikâyettir. Ancak migren, sıradan bir baş ağrısından farklı özellikler taşıyan, ataklar hâlinde gelen nörolojik bir hastalıktır. Ağrı genellikle başın bir yarısında, zonklayıcı karakterde hissedilir ve saatlerce, bazen günlerce sürebilir.
Migren atağına sıklıkla mide bulantısı, kusma, ışığa ve sese karşı aşırı hassasiyet eşlik eder. Bazı kişilerde ağrıdan önce görme alanında parlamalar, zikzak çizgiler ya da geçici uyuşmalar ortaya çıkar; buna aura denir. Günlük hareketler ağrıyı artırır ve kişi karanlık, sessiz bir ortamda dinlenme ihtiyacı duyar.
Gerilim tipi baş ağrısı ise daha çok başın her iki tarafında, baskı ya da sıkışma hissi şeklinde tarif edilir; genellikle bulantı olmaz ve günlük işler sürdürülebilir. Bu ayrımı kendi başınıza yapmak zor olabilir; işte bu yüzden bir uzman değerlendirmesi gerekir.
Baş ağrısı için hangi doktora gidilir?
Tekrarlayan baş ağrısı ve migren şüphesinde ilk başvurmanız gereken uzman nöroloji hekimidir. Baş ağrısı, sinir sisteminin en sık görülen şikâyetlerinden biridir ve nörologlar bu konuda özel eğitim almış hekimlerdir.
Şikâyetiniz yeni başladıysa ve hafifse aile hekiminize de başvurabilirsiniz. Aile hekimi ilk değerlendirmeyi yapar, basit nedenleri dışlar ve gerekli gördüğünde sizi nöroloji uzmanına yönlendirir. Ancak ağrılarınız ayda birkaç kez tekrar ediyor, günlük yaşamınızı aksatıyor ya da niteliği değişiyorsa doğrudan nöroloğa gitmeniz zaman kazandırır.
Bazı durumlarda nörolog sizi başka uzmanlara da yönlendirebilir: göz kaynaklı ağrı düşünülüyorsa göz hastalıkları, sinüs sorunları için kulak burun boğaz, çene eklemi kaynaklı ağrılar için diş hekimi ya da uykuyla ilişkili ağrılarda uyku uzmanı bu isimler arasındadır.
Hangi baş ağrısı acildir?
Baş ağrılarının büyük çoğunluğu tehlikeli değildir; ancak bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirir. Aşağıdaki durumlardan birini yaşıyorsanız beklemeyin, hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun:
- Hayatınızda hiç yaşamadığınız şiddette, saniyeler içinde zirveye çıkan ani baş ağrısı
- Baş ağrısıyla birlikte yüksek ateş, ense sertliği ve bilinç bulanıklığı
- Ağrıyla birlikte konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol ya da bacakta güçsüzlük
- Kafa travmasından sonra başlayan ya da giderek artan baş ağrısı
- Nöbet, bayılma ya da çift görme ile birlikte gelen ağrı
- Özellikle sabahları uyandıran, öksürükle veya ıkınmayla artan yeni tip ağrı
Bu belirtiler migrenden farklı, ciddi bir durumun işareti olabilir. Erken müdahale bu durumlarda sonucu belirleyen en önemli etkendir.
Nöroloji muayenesinde neler olur?
Migren tanısı büyük ölçüde sizin anlattıklarınıza dayanır. Migrene özgü bir kan testi ya da görüntüleme bulgusu yoktur; hekim ağrınızın özelliklerini dinleyerek ve muayene ederek tanı koyar.
Muayenede hekim size şu tür sorular yöneltir: Ağrı nerede ve nasıl hissediliyor? Ne kadar sürüyor? Ne sıklıkta geliyor? Ağrıdan önce ya da sırasında başka belirtiler oluyor mu? Ağrıyı başlatan ya da artıran durumlar var mı? Ailenizde migren öyküsü bulunuyor mu? Uyku düzeniniz, beslenmeniz ve stres seviyeniz nasıl?
Ardından nörolojik muayene yapılır; göz hareketleri, refleksler, kas gücü ve denge değerlendirilir. Bu muayene ağrısızdır ve ağrınızın sinir sisteminde başka bir sorundan kaynaklanmadığını göstermek için yapılır.
Öykü ve muayene tipik migreni düşündürüyorsa görüntüleme gerekmeyebilir. Ancak ağrının niteliği değişmişse, muayenede beklenmedik bir bulgu varsa ya da acil belirtiler tarif ediyorsanız beyin MR veya BT gibi tetkikler istenebilir.
Ağrı günlüğü nasıl tutulur?
Ağrı günlüğü, migren tanı ve takibinde hekiminizin en değerli yardımcısıdır. Ağrılarınızın düzenini ve tetikleyicilerinizi ortaya çıkarır; hangi yaklaşımın işe yaradığını nesnel biçimde gösterir. Randevudan önce en az birkaç hafta boyunca tutmanız önerilir.
Bir defter, telefonunuzdaki not uygulaması ya da basit bir tablo yeterlidir. Her ağrı atağı için şu bilgileri kaydedin:
- Tarih ve saat: Ağrının başladığı ve bittiği zaman
- Şiddet: 1'den 10'a kadar kendi değerlendirmeniz
- Yer ve nitelik: Tek taraflı mı, zonklayıcı mı, baskı hissi mi
- Eşlik eden belirtiler: Bulantı, ışık ve ses hassasiyeti, görme değişiklikleri
- Olası tetikleyiciler: Uykusuzluk, öğün atlama, belirli yiyecekler, stres, hava değişimi, adet dönemi, yoğun koku ya da parlak ışık
- Ne yaptınız: Dinlenme, kullandığınız yöntemler ve bunların etkisi
- Etki: İş ya da okulu aksattı mı, günlük aktiviteleri sürdürebildiniz mi
Günlüğü ağrısız günlerde de kısa notlarla sürdürmeniz (uyku süresi, kafein tüketimi gibi) tetikleyicileri fark etmenizi kolaylaştırır. Randevuya giderken günlüğünüzü mutlaka yanınıza alın.
Migrenle yaşarken nelere dikkat etmelisiniz?
Migren çoğu zaman uzun süreli bir yol arkadaşıdır; ancak doğru takiple atakların sıklığı ve şiddeti azaltılabilir. Hekiminizin önerilerinin yanı sıra günlük yaşamınızda alacağınız bazı önlemler ataklar üzerinde belirgin etki yaratabilir.
- Uyku saatlerinizi hafta sonları da dahil olmak üzere düzenli tutmaya çalışın.
- Öğün atlamamaya ve yeterli su içmeye özen gösterin.
- Günlüğünüzde tespit ettiğiniz kişisel tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durun.
- Düzenli, orta yoğunlukta hareket edin; ani ve aşırı yüklenmelerden kaçının.
- Stresle başa çıkmak için nefes egzersizleri ya da gevşeme teknikleri gibi yöntemleri deneyin.
- Ağrı kesicileri sık kullanmak, zamanla ağrıların daha da sıklaşmasına yol açabilir; kullanım sıklığınızı mutlaka hekiminizle konuşun.
Atak sıklığınız artıyor, ağrı karakteri değişiyor ya da mevcut plan artık işe yaramıyorsa kontrol randevunuzu beklemeden hekiminize ulaşın. Migren yönetimi, hekim ile hasta arasındaki düzenli iletişimle en iyi sonucu verir.