Panik atak nedir, nasıl hissedilir?
Panik atak, ani başlayan ve kısa sürede en yoğun noktasına ulaşan şiddetli bir korku ya da huzursuzluk nöbetidir. Çoğu zaman görünür bir tehlike yokken ortaya çıkar.
- Kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma
- Nefes darlığı, boğuluyormuş hissi
- Terleme, titreme, uyuşma
- Baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma
- Kontrolü kaybetme, ölüm ya da delirme korkusu
Belirtiler ürkütücü olsa da panik atağın kendisi yaşamı tehdit etmez. Ancak belirtiler kalp krizi gibi bedensel durumlarla karışabileceği için ilk atak mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Panik atak geçiren birçok kişi önce acil servise ya da kalp doktoruna başvurur ve bedensel bir sorun bulunamaz. Bu sonuç, belirtilerin gerçek olmadığı anlamına gelmez; yalnızca kaynağın farklı olduğunu gösterir.
Kaygı ne zaman bir sorun haline gelir?
Kaygı, herkesin zaman zaman yaşadığı doğal bir duygudur. Sınav öncesi ya da önemli bir görüşme öncesinde hissedilen gerginlik, yaşamın parçasıdır.
Kaygı bir sorun haline geldiğinde ise durum farklıdır: sürekli endişe hali, yerinde duramama, kas gerginliği, uyku sorunları ve dikkat dağınıklığı uzun süre devam eder ve günlük işlevlerinizi etkiler.
Panik ataklar tekrarlıyorsa, yeni bir atak geçirme korkusuyla bazı yerlerden kaçınmaya başladıysanız ya da kaygı iş, okul ve ilişkilerinizi olumsuz etkiliyorsa profesyonel destek almanın zamanı gelmiştir.
Kaygı bazen doğrudan endişe olarak değil; mide şikâyetleri, baş ağrısı, sürekli yorgunluk ya da uyuyamama gibi bedensel belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler için hekim hekim dolaşıp neden bulunamıyorsa kaygıyı akla getirmek gerekir.
İlk başvuru: aile hekimi mi psikiyatrist mi?
Her iki yol da doğrudur. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz aile hekiminiz iyi bir ilk adımdır. Aile hekiminiz belirtilerinizi dinler, gerekli görürse bedensel nedenleri dışlamak için tetkik ister ve sizi uygun uzmana yönlendirir.
Belirtilerin kaygıyla ilişkili olduğundan büyük ölçüde eminseniz ya da belirtiler günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa doğrudan bir psikiyatriste de başvurabilirsiniz.
Psikiyatri polikliniklerine doğrudan randevu alınabilir. Erken başvuru, belirtilerin yerleşik hale gelmesini önlemek açısından değerlidir.
Psikiyatrist ne yapar?
Psikiyatrist, ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlaşmış bir hekimdir. İlk görüşmede belirtilerinizin ne zaman başladığını, nasıl seyrettiğini, yaşamınızı nasıl etkilediğini ve genel sağlık durumunuzu ayrıntılı olarak sorar.
Bazı bedensel hastalıklar ve bazı maddeler kaygı benzeri belirtilere yol açabilir. Psikiyatrist gerekli gördüğünde bunları dışlamak için tetkik isteyebilir.
Değerlendirme sonrasında size uygun tedavi planı birlikte oluşturulur. Bu plan psikoterapi, ilaç tedavisi ya da ikisinin birlikte uygulanmasını içerebilir. Her seçeneğin ne anlama geldiği size açıklanır; sorularınızı sormanız ve tercihlerinizi belirtmeniz beklenir.
Psikoloğun rolü: psikoterapi
Panik ve kaygı belirtilerinde psikoterapi, tedavinin önemli bir ayağıdır. Psikologlar ve psikoterapi eğitimi almış diğer ruh sağlığı uzmanları bu süreci yürütür.
Terapide kaygıyı besleyen düşünce kalıplarını fark etmeyi, bedensel belirtilerle baş etmeyi ve kaçınılan durumlarla adım adım yüzleşmeyi öğrenirsiniz. Bu beceriler kalıcıdır ve ilerideki zorlanmalarda da işinize yarar.
Psikolog ve psikiyatrist sıklıkla birlikte çalışır. Psikiyatrist tıbbi takibi üstlenirken psikolog düzenli terapi seanslarını yürütür. Hangi kombinasyonun size uygun olduğuna uzmanlarınızla birlikte karar verirsiniz.
Hangi durumlarda acile gitmelisiniz?
Panik atağın belirtileri bazı ciddi bedensel durumlarla benzerlik gösterir. Özellikle ilk kez yaşıyorsanız ya da belirtiler alışılmışın dışındaysa 112'yi arayın veya acil servise başvurun:
- Göğüs ağrısının kola, çeneye ya da sırta yayılması
- Geçmeyen nefes darlığı
- Bayılma, konuşma bozukluğu, yüzde ya da vücudun bir yarısında güçsüzlük
- Belirtilerin dinlenmeye rağmen uzun süre devam etmesi
- Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri
Daha önce panik atak tanısı almış olsanız bile belirtiler farklı ya da daha şiddetli geliyorsa değerlendirilmesi gerekir. Acil bir durum olmadığı anlaşılırsa bu da rahatlatıcı bir bilgidir.
Randevuya kadar kendinize nasıl destek olabilirsiniz?
Uzman değerlendirmesi beklerken kaygıyla baş etmeyi kolaylaştıran bazı genel yaklaşımlar vardır. Bunlar tedavinin yerini tutmaz; ancak süreci daha katlanılabilir kılar.
- Kafein, alkol ve uyarıcı maddeleri sınırlayın; kaygıyı artırabilirler.
- Düzenli uyku ve düzenli öğünler sinir sisteminizi destekler.
- Yürüyüş gibi hafif fiziksel etkinlikler gerginliği azaltmaya yardımcı olabilir.
- Atak sırasında yavaş ve derin nefes almaya odaklanın; belirtilerin geçici olduğunu kendinize hatırlatın.
- Güvendiğiniz biriyle yaşadıklarınızı paylaşın; yalnız hissetmek kaygıyı büyütür.
Belirtileri gizlemek ya da geçmesini beklemek genellikle sorunu uzatır. Destek almak güçsüzlük değil, iyileşmeye atılmış bir adımdır.